Yeni iş kuranlar için ilk yılda nakit akışı nasıl yönetilir?

Yeni bir ticari yolculuğa çıkanların yaşadığı en büyük zorlukların başında, ciro veya kârdan ziyade nakit akışını doğru bir şekilde yönetmek gelir. İşleri kolaylaştıran bir nakit akışı yönetimi ise giderleri sıkı takip etme, koruyucu bir acil durum fonu oluşturma ve tahsilatları hızlandırma gibi gerçekçi stratejilerle sağlanır.

Piyasadaki dalgalanmalara karşı finansal sürdürülebilirlik için, 3 ya da 6 aylık sabit giderlerinizi kapsayacak bir acil durum fonu hazırlayabilir ve kriz anlarında kendinizi güvenceye alabilirsiniz. Tüm süreç önünüzü net görebilmekten geçer. Bu yüzden haftalık gelir-gider tahminleri yaparak anlık nakit sıkışıklıklarını henüz yaşanmadan önleyebilirsiniz.

Tahsilat vadelerinizi olabildiğince kısa tutmanız ve faturasını hemen ödeyen müşterilere küçük jestler yapmanız ise nakit akışını hızlandırır. Finansal dengenizi koruyacak bu kuralları iş modelinize taşımak, yeni iş kuranlar için finans yönetiminde en doğru yöntemdir. Rehberimizde, işletmenizin önünü çok daha net görmenizi sağlayacak işletme nakit yönetimi adımlarını inceleyebilirsiniz. 



Nakit akışı nedir?

Nakit akışı, işletmenizde o an elinizin altında olan harcanabilir likit gücü temsil eder. Literatürde cash flow olarak da adlandırılan bu süreç, işletmenizin belirli bir dönemde elde ettiği ve harcadığı tüm nakit giriş ve çıkışlarını kapsar. İstikrarlı bir nakit akışı, işletmenizin maaş, kira ve vergi benzeri tüm dönemsel giderlerinin tam zamanında ödenmesini sağlar. Bu yönüyle cash flow, ticari çarkların sağlıklı bir şekilde dönmesini sağlayan en önemli finansal gösterge kabul edilir. 

Girişimlerde nakit akışı, pozitif ve negatif olmak üzere ikiye ayrılır: 
  • Pozitif nakit akışı, işletmenize yatırımcı fonları ve müşteri ödemeleri gibi kalemlerden gelen para ile sağlanır. Nakit girişinin fazla olması, işletmenize finansal bir güvence ve büyüme için hareket alanı sağlar.
  • Negatif nakit akışı ise hammadde, lojistik ve operasyonel giderler gibi kasadan çıkan paranın, girişlerden daha fazla olması durumunu ifade eder. Negatif akışa zamanında müdahale edilmezse, bu süreç kârlı görünen girişimleri dahi hızla likidite krizine sürükleyebilir.

Yeni girişimlerin ilk yılda düştüğü 3 büyük nakit akışı hatası 

 Yeni girişimlerde nakit akışı yönetiminde yapılan hatalardan ilki, kârlılık ile nakit mevcudiyetini birbirine karıştırmak olur. Satış sonrası fatura kesilse ve kâğıt üzerinde kârlı bir işlem yapılsa dahi bu durum, işletmenizin net nakit girişi sağladığı anlamına gelmez. Özellikle tahsilat süresinin gecikmesi, çalışanların ödeme gününün gelmesi, vergilerin birikmesi ya da gider kalemlerinin artması gibi durumlar likidite sıkışıklığına yol açar.

Bunun yanı sıra işletme nakit yönetimi dengesini bozan ikinci durum da şirket henüz emekleme dönemindeyken hızlıca büyümeye odaklanmak olur. Düzenli bir gelir akışınız ve yeterli işletme sermayesi gücünüz yoksa, hızlı büyüme çabası mali yapınızda ciddi riskler doğurur. İlk yılda hammadde, stok veya otomasyon sistemlerine kontrolsüzce bütçe yatırmak gelir-gider dengenizi sarsabilir.

Yeni girişimlerin ilk yılda düştüğü hatalardan bir diğeri ise olası kriz anlarına karşın acil durum fonu oluşturmamak olur. Tedarik zincirinde yaşanabilecek aksamalar, müşteri ödemelerinin gecikmesi ve pazar şartlarının değişmesi gibi durumlar, nakit akışını sarsabilir. İşletme sermayesi açığı bulunan ve en az 3-6 aylık sabit giderlerini karşılayacak bir nakit rezervi olmayan işletmeler, dalgalanmalara karşı savunmasız kalabilir. 

Tüm bu risklerin önüne geçmek için ciro hedeflerinden önce nakit dengesini sağlama almanız gerekir. Bu noktada, yeni iş kuranlar için finans sürecini baştan kolaylaştıran, tahsilatları hızlandırıp bütçenizi tek bir noktadan yönetmenizi sağlayan ticari çözümlere yönelerek işletmenizin ömrünü uzatabilirsiniz. Böylece olası kriz anlarında operasyonlarınızı kesintisiz sürdürecek o güvenli finansal alanı ilk günden kurarsınız.


İlk yılda nakit akışını dengede tutmanın altın kuralları  

İlk yılda nakit akışını dengede tutmanın altın kuralı, finansal planlamada kârlılık unsurunu önceliklendirmeden nakit döngüsüne odaklanmaktan geçer. Bunun için de nakit akışı yönetimi büyük önem taşır. Likidite yönetimini sağlamak için ise tahsilat vadelerini olabildiğince kısa tutarak nakdi kasaya hızla çekmek ve ödemeleri dengeli bir takvime yaymak gerekir. Bunun yanı sıra şirketinizin operasyonel ömrünü uzatacak bir acil durum fonunu ilk günden hazır bulundurmanız önemlidir. Bu sayede piyasadaki ani dalgalanmalara karşı finansal şokları hasarsız atlatarak ilk yılı başarıyla tamamlayabilirsiniz. İlk yılda nakit akışını dengede tutmanın diğer önemli kuralları ise şunlardır:

  • İlk yılda mevcut piyasa koşullarına odaklanmanın yanı sıra önünüzdeki en az 6 ila 12 aylık dönemi kapsayan bir nakit projeksiyonu hazırlayabilirsiniz. Bu öngörüleri yaparken gelirlerin gecikmeli gelebileceğini de hesaba katarak, olası krizlere karşı önceden bütçe planlaması yapmanız gerekir. Bununla birlikte kasadaki gerçek para giriş-çıkış takvimini her zaman kontrol etmelisiniz.
  • Girişiminizin pist süresini uzatmak adına dijital otomasyon, sunucu altyapısı ve genel operasyonel giderler için baştan bütçe planlaması yapabilirsiniz. Ancak düzenli gelir modeli oluşmadan lüks harcamalardan kaçınmalı ve agresif pazarlama hamlelerine yönelmemelisiniz. Bütçe planlamasını yaparken şirketin büyüme hızını eldeki somut sermayeye göre ayarlayarak esnek ve ölçeklenebilir bir maliyet yapısı benimseyebilirsiniz.
  • Satış sonrası nakit sıkışıklığı yaşamamak için alacak takibi sistemi kurabilirsiniz. Bu noktada vadeli satış süreçlerinde 60 veya 90 günlük uzun vadeler yerine olabildiğince kısa tahsilat dönemleri belirleyebilirsiniz. Hatta nakit akışını hızlandırmak için müşterilere erken ödeme indirimleri sunabilirsiniz.
  • İlk yıllarda nakit akışını rayında tutmanın yolu, yüksek kârlılık oranlarının illüzyonundan uzak durmaktan geçer. Kâğıt üzerindeki kâr kasaya sıcak para olarak girmiyorsa, ne çalışanların maaşını ne de vergileri ödemenize yardımcı olur. Bu nedenle ilk dönemlerde tüm enerjinizi kasadaki net likidite gücüne ve sürdürülebilir nakit akışında kalmaya harcamalısınız. 
  • Tedarik zincirindeki dalgalanmaları ve operasyonel riskleri azaltmak için proforma fatura üzerinden ilerleyebilirsiniz. İşinizi sağlama alan bu ön faturalama yöntemiyle taraflar, ödeme vadelerini, miktarları ve teslimat takvimini önceden netleştirir. Bu sayede olası tahsilat risklerini erkenden eler ve ilk yılın operasyonel süreçlerini şeffaf bir şekilde yürütebilirsiniz. 
  • Nakit akışı tablosu hazırlamak da likidite dengesini sağlamak adına önemli bir stratejidir. Nakit akışı tablosu nasıl hazırlanır sorusunun yanıtı ise oldukça nettir: Bu tablo aylık, çeyreklik veya yıllık olarak gerçekleşen para giriş ve çıkışlarının listelenmesiyle oluşturulur. Bu finansal rapor işletmenin operasyonel harcamalar, müşteri tahsilatları ve yatırım kalemleri gibi tüm sıcak para hareketlerini şeffaf şekilde sunar. Dolayısıyla nakit akışı tablosu, stratejik planlama ve girişimin pist süresini ölçme bakımından önemli bir göstergedir.

ING ticari çözümleri ile ilk yılınızda nakit akışınızı güvenceye alın 

 ING ticari çözümleri ile girişiminizin ilk yılında nakit akışınızı güvence altına alarak sürdürülebilir bir büyüme yakalayabilirsiniz. Güçlü bir işletme nakit yönetimi yapısı sunan özel avantajları inceleyerek mevduat faizi kazanabilir ve ihtiyacınız olduğu an hesabınızdan para çekebilirsiniz. Ticari kredi kartı avantajlarıyla da operasyonel giderlerinizi esnek şekilde yönetebilir ve acil durum fonu oluşturabilirsiniz.